|
"Haliç'e Yeni Bir Bakış". Bu makale Viyana Avusturya'da, "Die Presse" tarafından 27 Mayıs sayısının "Immobilienmärkte CEE &SEE" olarak geçen özel bölümünde yayınlanmıştır. Burada ise "Die Presse" yazı işleri yönetiminin nazik izinleri ile yayınlanmıştır. Makalenin tamamı sağ fare tuşu kullanılarak görüntülenebilir. Devamında ise Türkçe çevirisi bulunmaktadır.

Die Presse: Haliç'te parlayan yeni yıldız
Avusturya'nın Başkenti Viyana'da çıkan Die Presse Gazetesi, sayfalarında, dünyanın yeni finans merkezi olma yolunda olduğunu ifade ettiği İstanbul'daki emlak piyasasıyla ilgili bir yazıya yer verdi.
28.05.2008 10:40:37 HABER MERKEZİ - Gazetenin 27 Mayıs 2008 tarihli sayısının Focus ekinde yer alan yazıda İstanbul'un bazı alt yapı sorunlarının çözüldüğü, hükümetin yeni bir emlak yasası üzerinde çalıştığı ifade edildi. Jan Keetman imzasıyla yayımlanan yazıda şunlar ifade edildi: "Şu sıralar yabancılar Türkiye'deki emlak piyasasında hiçbir şey yapamıyorlar. Bunun nedeni Anayasa Mahkemesi'nin Nisan ayının ortalarında çıkardığı, yabancıların gayrimenkul satın almasını Anayasa'ya aykırı hale getiren bir yasa. Gerçi Recep Tayyip Erdoğan Hükümeti, bunun ardından yeni bir yasa daha çıkarmaya çalışıyor ama bu bir - iki ay alacak. Bu süre zarfında ne yabancılar ne de yabancı firmalar Türkiye'de gayrimenkul satın alabilecek." İstanbul çıkışlı yazıda, daha sonra şöyle denildi: " Türkiye'deki gayrimenkuller hakkında raporlar hazırlayan bir firma olan Turyap Gayrimenkul Değerlendirme firmasının uluslararası bölümünden Jan Hennemann, önümüzdeki turizm sezonu konusunda endişeleniyor. Durumdan haberi olmayan bazı turistlerin yasalarda değişiklik yapılmadan yasal açıdan satın almalarına imkân olmayan gayrimenkulleri satın alarak dolandırılabileceğini belirten Hennemann, bunun yalnız Türkiye'ye değil, Türkiye'de faaliyet gösteren firmalara da zarar vereceğini söylüyor. Hennemann prensip olarak tatil havasındayken değil, soğukkanlı bir kafayla mülk satın almayı salık veriyor. Yeni yasanın kararlaştırılmasından sonra yabancı alıcıların büyük bürokratik engellerle karşılaşacaklarını sanmadığını belirtiyor. Gerçi teoride arazi satın almadan önce ordudan onay almak gerekiyor, ancak pratikte bunu Tapu Daireleri otomatikman yapıyor. Ordu yalnız İzmir çevresinde yapılan satışları gerçekten inceliyor.
Kentteki eski eserlerin korunması konusunda bazı zorlukların çıktığını ifade eden Jan Keetman, konuyla ilgili olarak "Haliç'te parlayan yeni yıldız" başlıklı yazısında şu ifadelere yer verdi:
" Eski eser konumunda olduğu için koruma altında olan binalarda ise durum farklı. Norveçli Stein - Gunnar Sommerset de böyle bir durumla karşılaştı. Eski diller konusunda uzman bir filolog olan Sommerset, Orhan Pamuk'un romanlarından etkilenerek İstanbul'a taşındı. Boğaziçi Üniversitesi Eski Yunanca Bölümü'nde öğretim görevlisi oldu ve tamir ettirmek üzere Osmanlı döneminden kalma ahşap bir ev satın aldı. Ancak ne var ki resmi makamlar art arda birçok engel çıkarttı. Sommerset sonunda insanların eski evlerini neden tamir ettirmek yerine yaktığını anlayabildi. Norveçli, Süleymaniye'deki ahşap evini buna rağmen yakmadı. Restorasyon çalışmaları tüm zorluklara rağmen devam ediyor. Hennemann, artık çok ender olarak rastlanan ahşap evlere ilişkin özel sorunların dışında, İstanbul'un en büyük dezavantajının hala çözüme kavuşmamış olan trafiği olduğunu söylüyor. İstanbul'un eski semtlerinden Beyoğlu'nda emlakçılık yapan Şerif Ünal, bazen elektrik ve suyun kesilmesine de işaret ediyor. Tıkanan trafik de tıpkı damlara tüneyen güvercin ve martılar gibi 12 milyon nüfuslu dev şehir İstanbul'un değişmez özelliklerinden sayılıyor ancak yakında durumun biraz olsun düzeleceği umuluyor. Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, halka metro inşaatına devam edileceği yolunda söz verdi. Yılın sonuna kadar Beyoğlu'nun altından geçecek olan metro hattının tamamlanması bekleniyor, hat oradan Haliç'e inecek, Haliç'in altından İstanbul'un tarihi merkezine ve Yenikapı'ya kadar getirilecek. Boğaz'ın altından geçerek Asya ile Avrupa'yı birbirine bağlayacak ve iki köprünün yükünü azaltacak olan bir tüp geçidin yapımına başlandı bile.
Bu ve buna benzer projelerin İstanbul'un trafik sorununa çözüm getirip getiremeyeceğini zaman gösterecek."
Keetman, yazısına şu ifade ile devam etti:
"10 yıl önce kışın hâkim olan hava kirliliğine İstanbul'un başlıca sorunu gözüyle bakılıyordu. Bugün bunun lafı bile edilmez oldu. İstanbul'daki Haliç de bundan yıllar önceki gibi kötü kokan bir Haliç değil. Anlaşılan bazı problemlerini çözmeyi başardı."
İstanbul'un dünyanın yeni finans merkezi olacağını kaydeden ve kentte arsa ihtiyacının arttığına işaret eden Jan Keetman, yazısında daha sonra şu ifadelere yer verdi:
"Hennemann hem konut hem de iş yeri alanlarında ihtiyacın hala artmakta olduğunu kaydediyor. İstanbul devamlı büyüyen bir şehir, tek başına yaşayan kişiler için konut bulmak çok zor, iş yerleri ise çok pahalı ve ihtiyaç artıyor. Hennemann "İstanbul Türkiye'nin ticaret şehri. Bu işle uğraşanlar ilk olarak buraya geliyor" diyor.
Son yıllarda İkea, Real, Bauhaus ya da Praktiker gibi büyük ticaret firmaları, Türk topraklarındaki ilk temsilciliklerini İstanbul'da açtılar. Ayrıca petrol zengini, koyu Müslüman Arap ülkelerinin de kültürel nedenlerden dolayı diğer Avrupa şehirlerindense İstanbul'u tercih edeceği de tahmin ediliyor. Ancak birkaç büyük proje dışında henüz böyle bir eğilim hissedilmiyor.
Arap şeyhlerinin petrol dolarları olsun olmasın, İstanbul'un ekonomi alanındaki önemi giderek artıyor. İstanbul'un eski Belediye Başkanı, şimdiki Başbakan Erdoğan'ın en çok hoşlandığı projelerden biri de Asya yakasında yapılması planlanan ve Avrupa yakasındaki eski şehir merkezine bakan bir kongre binası. Hükümet ayrıca Merkez Bankasını da Ankara'dan İstanbul'a taşımak ve İstanbul'u yeni finans merkezi yapmak istiyor. Bunun için biraz zaman geçmesi gerekecek. Ama her halükârda Boğaz'da bir hareketlenme var. Bunun motoru da önünde telafi edeceği uzun bir yol bulunan ve büyüme oranı muhtemelen daha uzun süre Avrupa ortalamalarının üstünde kalacak olan bir ekonomi."
|